Son Dakika

Hakkında

YILDIZ BELDESİ /SİVAS

Başlarken;

Şehir merkezine 55 km mesafede bulunan beldemiz Sivas’ın kuzeyinde bulunan 2552 metre yükseklikteki Yıldız Dağı’nın güney eteğinde kurulmuştur. Yıldızeli ilçesine bağlı bir yerleşim birimi iken 1992 yılında yapılan yerel seçimlerle Belde statüsüne kavuşarak Sivas merkeze bağlanmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2014 Sonuçlarına göre Yıldız Beldesi 2.316 Nüfusa sahiptir. Beldemiz Sivas başta olmak üzere Tokat, İzmir, İstanbul gibi çeşitli şehirlere göç vermiştir. Yıldız Beldesi kütüğüne kayıtlı yaklaşık 10.000 bin civarında nüfus olduğu tahmin edilmektedir.

Gözünün nuru ellinin emeğine katıp el işlerine tatlı düşler içerisinde nakışlar düşüren, acılarıyla acılanıp, sevdalarıyla sevdalanan, birlikte omuz omuza verip halay çeken, birlikte ses sese verip türkü söyleyen, birlikte ekip biçen, harman aktaran insanların kardeş kardeşe dostça yaşadıkları bir belde…

Şirin bir tabiat köşesi… Yıldız Dağının çiçeklerin renk cümbüşünü, yeşilliğin doyumsuz tadını, Yıldız Barajı ve ırmağında tadına doyum olmayan lezzetli balıklarıyla bol bir yer..

Yöre insanı sevgi dolu, özlem dolu, yiğit insanı, acıya ve yokluğa sabretmesini bilen, uysal ve ağırbaşlı mütevekkil insanı, ama gerektiğinde vatanını ve inancını kanının son damlası gibi aziz bilen ve bu uğurda toplumuyla birlik ve beraberlik içerisinde olan bir belde.

Cennet vatanımızın bir köşesi olan Yıldız Beldesini kısaca tanınmak istiyorum. Beldemizi tanıtırken buradaki bilgilerin yetersiz olduğuna şahit olacaksınız.

Bölgemiz Yıldız Dağı Kış Sporları Turizm Merkezinin hayata geçmesi ile kış turizminin yanı sıra yapılacak yatırımlarla termal su kaynakları ile doğal ve tarih turizmine hizmet verebilecek özelliklere sahiptir.Değirmenaltı Akşehir Yerleşimi ve Şelalesi, Kuzköy Yamaç Yerleşimi, Naltepesi Tümülüsü, Yıldız Dağı Örenyeri gibi Yörede bulunan antik estetik görünümlü traverten oluşumlar, Yıldız Dağının batı yamacında yer alan arkeolojik eserleri, güneyindeki Yıldız Gölet’i, şelalesi ve mağaraları, eşsiz doğal güzellikleri ve barındırdığı endemik bitki türleri ile doğaseverlerin vazgeçilmez uğrak yerlerinden biri olmaya adaydır.

Yıldız Dağı, Sivas ili sınırları içerisinde yer alan 2552 metre yükseklikte sönmüş volkanik bir dağdır. Geniş bir düzlük ortasında aniden yükselen ve heybetli görüntüsüyle şiirlere, türkülere ve efsanelere konu olmuştur. Yıldızeli ilçesi (Eski adı Yenihan) de adını bu dağdan almıştır.

Yıldız Dağı’nın adını, Nuh peygamberin Tufan sırasında verdiğine dair bir efsane vardır. Bu efsaneye göre, Nuh Peygamber Tufan’da meşhur gemisiyle Yıldız dağının üzerinden giderken birden gemisinin altı bir kara parçasına değer. Bunun üzerine Nuh Peygamber, “Yıldız’a mı değdin ey mübarek” der. Böylece bu dağın ‘Yıldız’ olarak kalır.

Yıldız Dağı: Efsaneye göre. Nuh Tufan’ı zamanında gemi, Yıldız Dağı’na gelmiş. Geminin altı dağa sürtünmüş, nerdeyse batacakmış gemi. Nuh Peygamber, Yıldız Dağı’nı ikaz etmiş:

-Hey mübarek, yıldızlara değeceksin, biraz enginleş, yıkıl!.

Yıldız Dağı da Nuh Peygamberin ikazına uyarak enginleşmiş, yüksekliği azalmış.

Tabii, bunlar efsaneler. Konuyla ilgili köyümüzden yetişen Türk dili uzmanı Prof. Dr. Ali Akar, “Yıldız” adıyla ilgili şu bilgileri vermektedir: “Yıldız, Türkiye’de ve Türk dünyasında birçok yerleşim birimine ad olarak verilmiştir. Bu adın verilişinde temel olarak iki etkenden söz edilebilir: Birincisi yıldız rüzgârı ile ilgilidir. Bilindiği gibi bu rüzgâr kuzeyden eser. Kuzey yıldızının bulunduğu taraftan estiği için bu verilmiştir. Yer adlarında da rüzgârın, genellikle kuzeyden soğuk olarak estiği yerleşim birimlerine “Yıldız rüzgârından etkilenen bölge” olarak adlandırılmıştır. Yıldız beldesinde de benim hatırladığı kadarıyla rüzgâr genellikle Yıldız dağı eteklerinden, yani beldenin kuzeyinden eser. Beldenin adıyla ilgili başka ihtimal de Oğuz destanıyla ilgilidir. Bilindiği gibi Oğuzhan’ın, Dağ Han, Deniz Han, Gök Han, Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han adlarını taşıyan altı oğlu vardır. Bunlardan Yıldız Han, kutup yıldızının yol göstericiliğinden esinlenilerek verilmiş bir addır. Bilindiği gibi Türkler, boylarının adlarını yerleşim yerlerine vermektedirler. Yıldız adı da niçin Yıldız Han’dan gelmiş olmasın?”.

Meşhur halk ozanı Pir Sultan Abdal’ın köyü Banaz Yıldız Dağı’nın eteklerinde yer alır. Pir Sultan, Yıldız Dağı’nda yaylaya çıkarmış. Pir Sultan Abdal’ın gelinine atfedilen bir şiirde Yıldız Dağı şöyle geçer:
Uzundu usuldu dedemin boyu
Yıldız’dır yaylası Banaz’dır köyü
Yaz bahar ayında bulanır suyu
Sular ağlar ağlar Pir Sultan deyi.

Âşık Kerem, Yıldız Dağı için “Yıldız Dağı niçin kalkmaz dumanın” diye başlayan meşhur türküyü söylemiştir.

Sivas’ın kış turizmi için önemli merkezlerinden birisi olarak ön plana çıkmıştır.

Yıldız dağı volvanik bir dağ; ancak zirvesinde belirgin bir krater ya da kaldera oluşumu yoktur. Yakupoğlan’a bakan yamaçlarda eskiden sık meşe ormanları yer almaktaymış, ancak ağaçlar bilinçsizce kesilerek zamanla geriye bodur ve cılız ağaç toplulukları kalmış. Zirveye yakın kesimlerde iri kaya parçalarından oluşan son püskürme alanları var. Ancak zirve kesimi dahil dağ bu mevsimde tırmanış açısından hiçbir zorluk içermiyor. Tokat tarafına bakan kuzey ve batı yamaçlarında ise hâlâ sık meşe ormanları yer alıyor. Ve dağdaki yaban hayatı daha çok bu ormanlık kesim içerisinde sığınak bulabiliyor. Yaban domuzları ve özellikle de ayılar.

Yıldız Dağının zirvesinde (2552 m) kale kalıntıları yer almakta. Ancak hangi döneme ait olduğu konusunda kesin bir bilgi yok. Hitit dönemine ait olması muhtemel, zirvenin kuzeye bakan tarafında sağlam küçük bir sur duvarı, odalar, koridorlar, ocak yıkıntıları yer almakta. Kale yıkıntısının yine batıya bakan yamacında, zirveye çok yakın bir noktada yamaçta saklı bir su kaynağı var.

Bölge, tarih boyunca Hitit, Lidya, Pers ve Roma uygarlıklarına ev sahipliği yapmıştır.
Yıldız dağı Bedohdun (Güneykaya) yaylasının üst ucundadır…Tokat’tadır diyenler olmuş…bir zamanlar Tokat Sivas’abağlıimiş… sanırım bu bir çeşit karışıklığa sebep oluyor.

Yükseldikçe dumanı arşa çıkan bir dağı vardır Sivas’ın. Dağlar arasından güngörmüş, kahır çekmiş bir dağ. Al kırmızı taşlarıyla kül rengi yamaçlarıyla bir dağ. Yıldız Dağı derler adına.

Gökyüzü yüksektir Sivas’ta. Ama öyle dağları da vardır ki Sivas’ın. Dorukları bulutların içinde yitmiş gitmiş. Yıldız Dağı derler adına. Çal Dağı’nın kuzeye bakan eteklerinde, Çamlıbel ovasının devamında, sönmüş volkanik bir dağdır Yıldız Dağı. Yıldız Dağı’nın yamaçlarından doğan Yıldız Çayı can olur bu dağların tekmil çiçeğine. Köyler vardır bu dağların eteklerinde; yoksul köylüleri, tarlalarında çavdar, buğday yetiştirir Osmanlı’nın tahsildarlarına.

Dağın üzerinde göz yaşı damlalarını andıran, akarken donmuş gibi görünen kayalar mevcuttur… derler ki Yıldız Dağı’nda yaşanan pir sultan abdal olayına dağ gözyaşı dökmüş bu kaya damlalar da o zaman oluşmuş…(değil elbet ama bu yönde söylentilerde mevcuttur.)…

‘’Antik dönemde Yıldız Dağı üzerinde bir tapınak olduğu civar köylerdeki antik kalıntıların varlığı ve civarda oturan köy sakinleri tarafından kanıtlanmaktadır. Nitekim Bedohtun (Güneykaya) kuzey batısında buğday tarlaları ortasında önemli eski bir yerleşim yeri keşfettik. Burada üç mezar taşı kitabesi bulduk. Daha ileride, Yusufoğlan’da, eski bir sütun başlığı yeni yapılan bir caminin kirişini desteklemektedir. Sarıyer’inde kayalık bir dağ sırtının eteğinde ormanlıkta inzivaya, çileye çekilen bir keşişin mezar taşı kapağı bulunmaktadır. Nahiye merkezi Kargın’da da bize, geniş bloklu bir hamamda düzenlice yontulmuş büyük bir sütun gösterdiler. Nihayet Yıldız köyündeki küçük bir koyakta dağın güney yamacı üzerine kazılmış biri bir papazdan bahseden iki yazıt ve bir ahırda, etrafı spiral şeklinde süslerle süslenmiş haç işareti taşıyan bir mezar taşı gördük. Bu kalıntıların, Yıldız Suyu’nun yukarı tarafındaki Akşehir’den getirildiği sanılmaktadır. ‘(Belçika harp okulundaki öğretmen iki kaşif kardeşin kitabından bir alıntı)

YILDIZ DAĞI Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifiyle Bakanlar Kurulunun 26.07.2010 tarih ve 27653 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kararı doğrultusunda Kış Sporları Turizm Merkezi ilan edilmiştir.Yıldız Dağı Kayak Merkezi geçtiğimiz sezon döneminde tanıtım amaçlı kısmen açılarak büyük beğeni topladı ve şu an merkezde hummalı bir şekilde çalışmalar devam etmekte olup önümüzdeki sezon açılışı gerçekleştirilecek.

BAZI SEYAHATNAMELERDE YILDIZ DAĞI (PARİADRES)

Hasan AKAR
Araştırmacı-Yazar

Seyyah Dr.H.Van Lennep”Traveis İn Litttle Known Paris Of Asia Minor” adlı eserinde 1860 yılının Temmuz ayında Sivas’a gelir.Gezisinin bir bölümünü de Yıldız Dağı’na ayırır.Yanındaki arkadaşı Willie ile Yıldız Köyüne ulaşarak muhtardan kendilerini Yıldız Dağına çıkaracak bir rehber ister.Seyahatnamesinde adını vermediği ancak askerliğini Musul’da yapmış dediği bir köylüyle dağa çıkarak arkeolojik sayılabilecek bir araştırma yapar.Lennep’in çalışmaları ve daha sonra yapılan araştırmalar burada Pontoslular döneminde yapılan bir kalenin varlığını ortaya koymuştur.
Öyle ki Yıldız Dağı hem Müslümanlarca hem de Hıristiyanlarca kutsal sayılan bir dağ olara değerlendirilmiştir.Boğos Notanyan adlı bir Ermeni yazar da Sivas 1877 adını verdiği eserinde Yıldız Dağı’ndan ASDĞIK DAĞI diye bahseder.İlerdeki yazılarımızda bu kelimelerin anlamları üzerinde durmamız gerektiğine inanıyoruz.
Lennep’in çalışmasına göre ;dağın zirvesinde defineciler tarafından tahrip edilmiş beş höyük bulunmaktadır.Bu höyüklerin içinde zamanla tabiatın doldurduğu toprak bir katman vardır.Bu duvarın dış yüzünden 14 fit arkada tam bu yapıya paralel, kulenin kenarına kadar uzanan başka bir duvar daha mevcuttur.İkinci duvarın doğu ucunun arkasında ya kemer tonoz ya da sarnıç olan yarı hilal bir yapının kalıntıları bulunmaktadır.

Kalenin dışındaki bir höyüğün güneybatı köşesinde iyi korunmuş bir sarnıç daha yer alır.Burası geniş bir kuyu biçiminde olup hali hazırda 20 fit derinliğindedir.Yassı görünüşlü höyükte,bu şekliyle bir kemerden kopmuş gibi duran duvardan başka hiçbir temel izi yoktur.
Kalenin etrafında bir hendek olup olmadığını veya dış bir duvarla burasının takviye edilip edilmediğini söylemek zordur.Zira geniş bir alanda her taraf toprak ve taş bloklarla kaplıdır.Kuşkusuz bu taşlar,hava şartlarından etkilenmiş ve çoğunlukla yarılmış,parçalanmış vaziyettedir.
Dağın amaçlarını izleye yol,ileride doğuya ve batıya yönelen iki yola ayrılır.Batı yolunu bir yokuş izliyor.Burada tasavvur edemeyeceğimiz kadar harabeler,yıkıntılar mevcuttur.
Bağdat Yolu üzerinden Karadeniz’i en kısa yoldan Niksar hattından Sivas’a bağlayan yol güzergahında bulunan Yıldız Dağı’ndaki bu kale harabelerinin asırlarca eşkıyalara da bir mekan olarak kullanıldığını düşünüyoruz.
Lennep Yıldız Dağı’ndaki bu kalenin ayrıca bir planını da çizerek günümüze kadar ulaştırmıştır.(Plan ve daha ayrıntılı bilgi yayınlanması tasarlanan çalışmada yer alacaktır.)

 TARİHİMİZ

YILDIZ BELDESİ’NE AİT BAZI ARŞİV ÇALIŞMALARI;
Tokat ve çevresinin tahriri(yazılımı)ilk defa ciddi bir şekilde 1455 yılında yapılmıştır. Bazı tahrir defterlerinde Yıldız Köyü’nün ismi Vilayet-Sivas tabirinin yanında Vilayet-Yıldız şeklinde de geçmektedir. Bunu o yerleşim bölgesinde idari, askeri yönden bir yetkilinin görev yapmasına ya da başlı başına bir zeamet, tımar mıntıkası olmasına bağlayabiliriz.
Bir Türk ismi olan Yıldız’ın (köy ya da nahiyesi)ilk kez burada geçtiğini görmekteyiz. Adı ile Nuh Tufanı’ndan kaynaklandığına dair bazı efsaneler de mevcut ise de bizim için asıl olan belgelerdir. Batılı kaynaklarda Yıldız Dağı’nın ismi ise Pariadies olarak geçmektedir.
1455 yılı kayıtlarına göre Yıldız Nahiyesi’nde 7 tımarlı kale askeri vardır. Daha sonraki dönemlerde geçimlerini kendi çiftliklerinden sağladıkları görülmektedir.(Tımar: Yılda en fazla 20.000 akçe gelir getiren toprak sahibi olunan yer.)
Tokat’ın 1455 yılında 8 nahiyesi,251 köyü bulunmaktadır. Yıldız’da bunlardan biridir.Aynı tarihte Yıldız Nahiyesi-köyü-nün 23 köyü,2 mezrası bulunmaktadır.1485 ‘te 23 köy,3 mezra;1520’de 23 köy,6 mezra;1554’te 16 köy,7 mezra;1574’te 17 köy,8 mezrası mevcuttur.
Köy sayılarındaki düşüş sebebi Osmanlı-Akkoyunlu Devletlerinin savaşı ve siyasi karışıklıklardır.
1455 yılında bu köylerde toplam 404 Müslüman hane,46 Gayr-ı Müslim hane;1485’te 332 Müslüman,25 Gayr-ı Müslim hane;1564 yılında 484 Müslüman,37 Gayr-ı Müslim hane bulunmakta iken 1574 yılında 629 Müslüman, 44 Gayr-ı Müslim hane yaşamaktadır.
1530 tarihli Muhasebe-i Vilayet-i Karaman ve Rum Defteri kayıtlarına göre: Yıldız Nahiyesi’nde (Tımar, zeamet ve sipahi merkezi olarak gösterilen) 23 kura(köy),5 mezraa,3 çiftlik bulunmaktadır.
O dönemde Tokat’a bağlı olup bünyesindeki köyler şunlardır:Alayundlu Köyü,Bağlu viran Köyü (Bugünkü Bağlı ören mevkii),Arslan Doğmuş Köyü,Beduhtun Köyü,,Bekir Veled-i Dosti Çiftliği,Geçtin Hacı Köyü,Geçmiş Köyü,Giren Mezrası,,Geyiklik Mezrası,Hergele Köyü,Karaca Halil Mezrası,Karaca viran Mezrası,Karaltan Köyü,Karkın Köyü,Köpek Köyü,Marakom Köyü,Yakup Köyü(Yakupoğlan),Yusuf Oğlanı Köyü (Yusufoğlan),Yakup Mezrası,Zaviye Çiftliği, Saru-yar Köyü,Yemliha Köyü,Yıldız nahiye merkezine bağlıdır.
Kaynak; Hasan AKAR /Araştırmacı-Yazar

COĞRAFİ YAPI VE KONUMU

Yıldız, İç Anadolu Bölgesinin Yukarı Kızılırmak bölümünde yer alan Sivas iline bağlı bir kasabadır. Beldemiz kapladığı alan bakımından geniş arazilere sahiptir. Ortalama yükselti 1000 metrenin üzerindedir, yüksek ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Bölgede Kuzey Anadolu sıradağlarının uzantısı olan Köse Dağlarının başlangıcı sayılan 2557 metre yükseltili Yıldız Dağı bulunur.

Yıldız Beldesi ” Akşehir-i viran Yıldız ” Değirmenaltı Eski Yerleşim Yeri ve Şelalesi;

Yıldız Beldemiz arazi sınırları içerisinde kalan ve beldemizin eski yerleşim alanı olduğu sanılan değirmenaltı mevki eski yerleşim alanı beldemize yürüme mesafesinde ve Sivas Şehir merkezine yaklaşık olarak 50 km uzaklıkta, kendini tamamen dış dünyadan saklamış, yeşilin binbir türünün görülebildiği, şelale ve mağaraların doğal bir kompozisyon oluşturduğu masalsı bir diyardır. Yapılan incelemeler sonucunda bu mevkiden toplanan seramik parçalarından kaya içi ve kaya altı mağara yerleşimlerinin Bizans, Frig, Erken Çağ ve Kalkolitik dönemlerde olduğu anlaşılmıştır. Günübirlik ziyaretler ve kampçılık faaliyetleri için mükemmel bir alan teşkil etmektedir.

Komşu köyler;

Yıldız Beldemize; Yakupoğlan, Yusufoğlan, Sarıyar, Kargın, Kuzören, Akören,Gökkaya, Gaziköy, Olukman, Gümüşdere, Kurtlapa komşu köylerimizdir.

DAĞLARI VE OVALARI;

Yıldız Dağı
Yıldızeli İlçesinin kuzeydoğusunda bulunan ve sönmüş volkanik dağı olan Yıldız Dağı, 2552 m yükseklikle en önemli yükseltilerindendir.

Yıldız Dağı, Sivas ili sınırları içerisinde yer alan 2552 metre yükseklikte sönmüş volkanik bir dağdır. Geniş bir düzlük ortasında aniden yükselen ve heybetli görüntüsüyle şiirlere, türkülere ve efsanelere konu olmuştur. Yıldızeli ilçesi (Eski adı Yenihan) de adını bu dağdan almıştır. Yıldız Dağının zirvesinde (2552m)Hitit dönemine ait olduğu düşünülen kale kalıntıları yer almaktadır.

Yıldız Irmağı
Yıldız Dağı’nın yamaçlarından doğan Yıldız Irmağı Kızılırmak’a katılan başlıca akarsuyudur. Yıldız Irmağının üzerine Sulama amaçlı bir gölet yapılmıştır.

Yıldız Göleti
gölet

 

Bitki Örtüsü
Yıldız ve çevresinde bitki örtüsü olarak çoğunlukla bozkır bitki topluluğu hâkimdir. Tarla arazisi dışında çayır ve otlak araziler geniş yer tutar. Sulanabilen yerler ile ırmak ve dere kenarlarında söğüt ve kavak yetiştirilmektedir.
İklimi
Karasal iklim karakterine sahip olan Yıldız’da, yağışlar sonbahar, kış ve ilkbahar aylarına rastlamaktadır. Yaz mevsimi kısa süreli olup, kışları sert ve soğuktur. Kışları sıcaklığın çok düşük olması nedeniyle kar bazen aylarca kalkmaz. Yağmur, genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür. İlkbaharda görülen yağışlar, öğleden sonra yağan kırkikindi yağışları şeklindedir. Yaz ve kış mevsimi arasında sıcaklık farkı fazla olduğu gibi, gece ve gündüz arasında da sıcaklık farklılıkları görülmektedir.

YILDIZ’DA BELEDİYE TEŞKİLATI

Yıldız’da belediye teşkilatı 1992 yılında kurulmuş. İlk belediye başkanı Mehmet GÜLEN’dir. Gelişerek büyüyen belediyede Gazi ASLAN, Halil ÇINAR, Ömer ÇAKMAK belediye başkanlığı yapmışlardır. Belediyemizin şimdiki başkanı Mahmut AKTAŞ’dır.
Yıldız Belediye Başkanlarımız;

MEHMET GÜLEN (06.06.1992 – 27.03.1994)

GAZİ ASLAN (28.03.1994 – 15.12.1995)

MAHMUT AKTAŞ (16.12.1995 – 02.06.1996)

MEHMET GÜLEN (03.06.1996 – 18.04.1999)

HALİL ÇINAR (19.04.1999 – 28.03.2004)

ÖMER ÇAKMAK (29.03.2004 – 29.3.2009)

MAHMUT AKTAŞ (30.03.2009 – … )

SOSYO-EKONOMİK YAPI

Nüfusumuz;

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2014 Sonuçlarına göre Yıldız Beldesi 2.316 Nüfusa sahiptir.
2013 Yılı Sonu 2.415 olan Yıldız Beldesinin Nüfusu, 2014 Yılı Sonu itibariyle Nüfusu ‘ 99 ‘ kişi düşerek 2.316 Oldu.
Yıldız Beldesi İlçelerden; Doğanşar İlçesi : 1.400 , Gölova İlçesi: 1.349 ‘dan Fazla Nüfusa Sahibiz. Sivas Genelinde Sızır Beldesinden sonra 2.Büyük Nüfusa Sahip Belde.
Yıldız Beldemizin Yıllara Oranla Nüfusu
—————————————-
2010 Yılı Nüfusu; 2.573
2011 Yılı Nüfusu; 2.414
2012 Yılı Nüfusu; 2.390
2013 Yılı Nüfusu; 2.415
2014 Yılı Nüfusu; 2.316

 

Tarım

Yıldız Beldesi arazi alanın %70’ne yakın ekilebilir olmasına rağmen tarım yeterince gelişmemiştir. Bunun en belirgin sebepleri iklimin karasal oluşu ve verimliliği sağlayacak toprak kalınlığının yüzeyselliğidir. Son yıllarda şeker pancarı yanı sıra buğday, arpa, yulaf, fiğ, nohut,fasulye, patates yonca gibi ürünlerin tarımı yapılmaktadır. Yıldız’da domates, biber, patates, fasulye, salatalık, kabak, marul, pancar, vişne, kiraz, şeftali, kayısı elma, erik başta olmak üzere meyve ve sebze tarımı bahçe ve bostanlarda çok çeşitli olarak yapılmaktadır.

HAYVANCILIK

Yıldız’da küçük ve büyük baş hayvancılığı yapılmaktadır. Mera hayvancılığı şeklinde sürdürülen hayvancılık son yıllarda sanayi yemlerinin yaygınlaşması ile besi hayvancılığına yönelme başlamıştır. Büyük baş hayvancılık yaygın olmasına karşı yeterince bilinçli yapılmadığından ekonomik olarak katkısı azdır. Küçükbaş hayvancılık 3 -4 aile tarafından sürdürülmeye çalışıyor olsa da bitme noktasına gelmiştir.
Yıldız’da en çok beslenen hayvanlar; Süt İneği, koyun, manda, kümes hayvanları ve arıcılıktır.

ULAŞIM-HABERLEŞME

Yıldız’a ulaşım karayolu ile yapılmaktadır. Sivas şehir merkezine 58 km uzaklıkta olup yolu asfaltlıdır. Özel araçla Sivas’a 40 dakika da, Tokat’a 1 saatte ulaşmak mümkündür. Karayolundan ulaşım 07.00 ve 09.00 da hareket eden ve 14.00 ile 17:00 saatlerinde dönen Yıldız Belediyearaçları ile yapılmaktadır.
Yıldız’da Ptt santralı mevcut olup telefon ve internet ağı vardır. Evlerin çoğunda çanak anten mevcuttur. Belde de evlerin hepsinde elektrik ve içme suyu şebekesi vardır.

SAĞLIK HİZMETLERİ

Belde de sağlık hizmetini yapan bir Aile sağlığımerkezi vardır. Acil vaka ve nüfus yoğunlunun fazla olduğu Yıldız beldesi ve çevre köylerine daha çabuk ulaşabilmek ve hizmet vermek amacıyla Yıldız beldesinde Merkez 8 Nolu Yıldız Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonumuz 23 Kasım 2011 tarihinde hizmet vermeye başlamıştır. Yıldız beldesi başta olmak üzere, merkeze bağlı Kurtlapa, Ovacık, Yakupoğlan, Gümüşdere, Alahacı ve çevre köyler ile Yıldızeli ilçesine bağlı Güneykaya beldesi, Sarıyar, Yusufoğlan, Kargın, Çırçır ve çevre köylerine her gün 24 saat acil sağlık hizmetleri vermektedir.

EĞİTİM ÖĞRETİM
Yıldız İlk ve Orta Okulu

Okulumuz İlk olarak 1948/1949 Eğitim öğretim yılında eski binasında Yıldız İlkokulu olarak eğitim öğretime başlamıştır. O dönemde köy olan Yıldız Sivas Yıldızeli İlçesine bağlı bir yerleşim birimi iken 1990’lı yıllarda Sivas Merkeze bağlanmıştır. 1993/1994 Eğitim öğretim döneminde okulumuzun mevcut binası hizmete açılarak faaliyetlerine bu binada devam etmeye başlamıştır. 1993/1994 Eğitim Öğretim döneminde okulumuzun ortaokul kısmı açılarak Yıldız Ortaokulu adını almıştır.1997/1998 Eğitim Öğretim Yılında Sekiz yıllık eğitime geçilerek Yıldız İlköğretim Okulu adını almıştır. Öğrenci mevcudunun artması nedeniyle ana binaya bitişik şekilde ek bina yapılmış, daha sonrada okul bahçesine 6 Derslikli ayrı ek bir bina yapılarak fiziki açıdan güçlendirilmiştir. 2012/2013 Eğitim öğretim yılında 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte okulumuz ilkokul ve ortaokul olarak hizmet vermektedir.

Yıldız Çok Programlı Lisesi

Okulumuz Sivas Merkeze bağlı Yıldız Beldesinde 2012-2013 eğitim öğretim yılında belediye hizmet binasının geçici tahsisi sonucunda eğitim öğretime başlamıştır. Bünyesinde genel lise, kız meslek lisesi ve imam hatip lisesi açılmış olup ilk yıl 90 öğrenci ile eğitim öğretime başlamıştır. 2013-2014 Eğitim Öğretim yılında ise 185 öğrencisi bulunmaktadır.1 Müdür, 1 Müdür yardımcısı ve 12 Öğretmenle Yıldız Beldesi, çevre belde ve köylerin eğitim öğretim ve sosyal gelişimine katkı sağlamak istek ve arzusuyla eğitim öğretim hayatına devam etmektedir.

GÜVENLİK; Beldemiz Kurtlapa köyünde bulunan jandarma karakoluna bağlıdır.

 

Derneklerimiz;

İstanbul Yıldız Beldesi Derneği ;

Sivas Yıldız Beldesi Derneği ;

Tokat Yıldız Beldesi Derneği ;

Kültürümüz;

Yıldız’da coğrafi yapı itibariyle dağ ve yayla havasını teneffüs eden kendine özgü bir yaşayış bütününü oluşturan zengin bir kültür sahiptir. Bu bakımdan kültür halkın düşünüş ve davranışını, iç yüzünü, karakterini yansıtır. Geleneklerin nesilden nesile aktarılması sonucu bu bölgenin insanı yılların birikimi olan bir kültür atmosferinden geçmiş, huzurlu ve dostane ilişkilerini sürdürerek mutlu bir yaşayışı hâkim kılarak asırlardır birlik ve beraberlik içerisinde yaşamaktadırlar. Gelenekler ve görenekler insanların tüm hayatları boyunca önem arz etmektedir.

HALK OYUNLARI

Yıldız’da kültürün en zengin kaynaklarından birisi halk oyunlarıdır. Halay tek kişi, iki kişi ya da toplu olarak oynanan oyunlardan oluşur. Erkek ve kadın grupları ayrı ayrı yerlerde oynarlar. Halk oyunların da erkekler ve bayanlar kültürel kıyafetlerini giyerler.

• HALK İNANÇLARI VE GELENEKLER
Nesilden nesile miras olarak bırakılan ve bir özdeğerler demeti olan örf ve adetlerin en yaygın ve belirgin olanları şunlardır.
Hayvan sevgisi, koç katımı, davar yüzü (saya gezme) Bulgur kaynatma ve çekimi, Doğum Adetleri, Evlenme ve nişan adetleri, Asker uğurlama, Sünnet gibi birçok adetleri kökleştirmiştir.

• Bulgur Kaynatma ve Çekimi
Kadınlar ve genç kızlar arsında yapılan bir yardımlaşmadır. Bulgur işi ile uğraşırken ufak çaplı bir eğlence tertip ederler.

• Saya günü:
Kışın en soğuk günü. Bu günden sonra havaların ısınacağına, baharın, bolluk günlerinin geleceğine dair olan inançtan dolayı Yıldız köyündeki bu şenliklere Saya günü denir. Çocukların, dam evlerin bacalarından sepet yahut teneke kutu salmaları, şenliklerin en renkli kutlamalarıdır.. Salınan bu kutulara ev sahipleri haşlanmış yumurta, para, çerez gibi hediyeler koyarlar ve “çek” diye bağırırlar. Çocuklar için saya günü unutulmaz anılarla doludur.

• Doğum Adetleri
Doğum olan eve ziyaretler yapılır ve gidenler hediye olarak pasta, börek, bebek giyim eşyası, para veya altın götürüler.

• Evlenme ve Nişan

Eski yılarda evlenecek erkekler ve kızlar hiç konuşmadan sadece dünür göndermek suretiyle gençlerin evlenmeleri sağlanırmış. Şimdi ise gençlerin sınırlıda olsa birbirleri ile tanışma ve anlaşma fırsatı kendilerine aileleri tarafında tanınmıştır.(Eski yıllarda olan başlık parası yok denecek kadar azdır)Nişan töreni genellikle kadınları rağbet ettiği bir uygulamadır. Düğünler bütün köylüleri davet edilmesi suretiyle çalgılı ya da çalgısız olarak yapılır. Gelinin getirilmesi artık araçlarla yapılmaktadır. Eskiden bu iş için atlar kullanılıyordu.

• Sünnet ve Kirvelik

Yıldız’da halkın yaşantısında sünnet merasimleri önemli bir yer tutar. Sünnet olan çocuk günler önceden hazırlanır. Yeni elbiseler alınır. Beldenin genelinde sünnet cemiyetlerinde mevlit okutulur. Tüm belde halkı yemeğe çağrılır. Sünnet anında çocuğu kucağında tutan kişiye kirve denir. Belde ve civar köylerde bu gelenek yaygındır. Kirve olan kişi önceden belirlenir. Sünnet olan çocuğun elbiselerini kirvesi olan kişi alır. Çocuğun ailesi de sünnet cemiyetinden sonra çeşitli hediyelerle kirve olan aileyi ziyaret eder.Kirve olan iki aile arasında akrabalık gibi yakın bir dostluk kurulur. Bu dostluk ömür boyu devam eder.

• Mahalli Kıyafetler

Yaşlı erkekler genelde şalvar gömlek ve çeşitli tip ve renkte başlık takarlar. Gençler arasında modern giyim yaygındır.
Yaşlı kadınlar evlerinde uzun elbise ya da etek ve gömlek giyerler, başlarını yazma ile örterler. Dışarı kıyafetleri ise çarşaf ve mantodur. Genç kızlar ve kadınların içeri kıyafetleri aynı fakat dışarı kıyafeti olarak çarşaf yerine manto, kaban giyerler başlarına ise renkli desenli türbanla örterler.

Yemeklerimiz;

Bişi, Börek, Katmer,Katıgilik, Yağlıgömbe, Sacekmeği, Fırınekmeği, Fetil,Kaygana, Çükelikli, Soğanlısu, Katıklıçorba, Kesmeçorbası, Çatalçorbası,Madımak, Pancar, Sarma,elik, Kavurma,Tarhana,Makarna, Bulgurpilavı,Helle,Kül gümbesi,

Dağlardan toplanıp yenen bitkiler

•Efelek, Yemlik, Madımak,Ebegümeci, Gavurmadımağı, Kazankarası, Kuzuoglak, nigik, Nane, Kekik,Gelin parmagı

Araç-gereçlerimiz (Hacatlarımız)

Gânı (Kağnı) : İki Öküz yada kömüş koşulur.

Parçaları: Teker,Mazı,Ok, Cerek,Karaçöve,Gayış,

Boyundurk,Urgan,Aarek,Zevle,Yedecek, Ovendere,

Modul, Dayahcak,Çeten,Mazı yağı(gıcılaması (ses çıkarması) için)

Sabun (gıcılamaması için). Sonah (Yağ yada sabun konulan boynuz.)

ÇÜT (<Çift) : Tarlayı sürmek için. İki Öküz yada kömüş, yada At koşulur.

Parçaları: Ok,Boyunduruk, Kayış, Yedecek, Çütdemiri,Tapan.

Tarlada olan: Herk,Ahbun,Evlek,Boz,Anız,Garıh,Buğday, Ağtahıl, Topbaş, Zeron, Arpa,
Yulaf, Fiğ,Mercimek,Yonca,Çayır, Tırpan, Orak, Çatal,Yığın,Sap,Anadud,Pınar, Goze

Harmanda olan: Sap.Düven,saman,Yaba,Dirgen, Urupla,Godük, Çinik, Halbur,Gözer,Elek.

Ev içinde bulunan:

Ocaklık,Ambar,Seklem,

Un çuvalı,Küskü,Bulgur,Düğü,Yarma, külek,Yağküpü,

Turşuküpü, Peynirküpü,Yayık,kazan,Büyükkazan,Aşıma,

Tencere,Bahraç,Helki,Sitil,,İlistir,

İlangar,İleğen,Tas,Sehen,Tava,İnceelek

Sofrabezi,Sofratahtası, Halı, Kilim Çul,

Minder,Hasır,Yüklük, Örtü, Caaglık

Cecim,Ocaklık, Puharı,

Sac,Köz, Közküreği,Maşa,kül,Duman,

Sacayak, Sacayagının üstünde Madımak kazanı,altında Köz,Dillerde; tükenmeyen söz. Bir yanda dede bir yanda ebe .
Minderin üstüne bağdaş kurmuşlar.Çulun üstündede Kedi kıvrılmış yatıyor. Bu resim belleklerden silinirmi dersiniz.!

Hayat,Oda,Mahat,Gazlambası,İdare,Çıra,Beşik,

Höllük,Maşa,Sedir,Ahır,Kürün,Mengürde,Ağıl, ırbık.

Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce İlan Edilen SİT ALANALARI :
*Değirmenaltı-Alaşehir Yerleşimi ve Şelalesi
*Kuzköy Yamaç Yerleşimi
*Naltepesi Tümülüsü
*Yıldız Dağı Örenyeri

 

ASLIMIZ NESLİMİZ…

PROF. DR. ALİ AKAR
Geçen haftalarda Yıldız beldemizden bir akrabamızın çocuğu “Ali amca, siz tarihi, kültürü biliyorsunuz, bizim aslımız nereden geliyormuş, öğrenebilir miyim?” diye sordu. Düşündüm, şimdiye kadar bana kimse böyle bir soru sormamıştı. Şimdi bu genç kızımız aslını neslini niçin araştırma gereğini duymuştu… Sevinç ve merak arasında bir duyguyla “nereden icap etti?” dedim. “Arkadaşlarımın hepsi bizim aslımız şu, şuradan gelmişiz, şu ırktanız, şu milletteniz şeklinde söylüyorlar, bana ‘sen kimsin’ dediler. Ben de babamdan ve çevremden sordum, kimse bilmiyor. Bu kez, fırsat bulmuşken size sormayı istedim…” Anladım ki çocuğumuzun kafası, son yıllardaülkemizde sahnelenen etnik fitne gündemine uygun olarak iyice karışmış. Bunun üzerine ona anlatmaya karar verdim…Kızımızla bu konuda birkaç saat sohbet ettik.
Bir kez de burada yazarak başkalarına anlatmış olayım diye düşündüm…
Bizim aslımız neslimiz nedir, nereden geliyoruz?
Bir toplumun aslının, yani etnik kimliğinin öğrenilmesi için birkaç bilgi kaynağınabaşvurulur. Bunlar;
a) Tarih,
b) Dil ve kültür belgeleridir. Bu iki bilgi kaynağı geçmişe dair çoğu şeyi öğrenmemizi sağlar.
Bunlar ışığında beldemizin geçmişine bakalım…
Yıldızeli yöresinde ilk yerleşimlerkalkolitik çağ (maden taş devri M.Ö. 5000-3500) ile tunç çağı (M.Ö. 3000-1500)na aittir. Beldemizde yer alan Değirmenaltı’ndaki “Uzun İn” adlı mağaraların bu çağlara ait yerleşimler olduğu açıktır. Muhtemeldir ki insanlar olumsuz doğa koşullarına karşı bu kayaları oyarak kendilerini güvence altına almışlar. Soğuktan ve vahşi hayvanlardan ancak böyle bir sığınakla korunabilmişlerdir. Bunlar tarihöncesi, kültürel olarak bizi fazlaca ilgilendirmiyor, bilim adamlarının araştırma sahasıdır.
Sivas bölgesinin 1080’lerden itibaren Orta Asya’dan gelen yoğun Türkmen-Oğuz göçleriyle iskân edildiği bilinmektedir. 1064’te Selçuklu şehzadesi Elbasan Sivas yöresini ele geçirmişse de burada uzun bir egemenlik kuramamıştır. Malazgirt zaferinden sonra1075 yılında Melik DanişmendAhmed Gazi Sivas’ta Danişmendli Beyliğini kurdu. Daha sonra, Anadolu Selçuklu devleti sultanı I. Mesud 1152’de bölgeyi Selçuklu topraklarına kattı. Bunu takip eden yıllarda İzzeddin Keykavus Sivas’ı başkent yaptı, uzun müddet Sivas’ta kalarak şehri bayındır hâle getirdi ve 1217 yılında Şifahiye Medresesini yaptırdı. Bilim adamlarını Sivas’ta toplayarak şehri büyük bir bilim ve kültür merkezi yaptı. Sivas, 1243’de Moğol ve 1400 yılında Temür (Timur) istilasına uğradı. Bu küçük ve kısa süre kesintilere rağmen 1075’ten beri, yani 939 yıldır Türk yurdu olan Sivas’ın nüfus yapısı da Türkmen-Oğuz kitlelerinden oluşmaktadır.
Gelelim Yıldız Beldesine…
Beldemiz 1500’lü yıllardaki kayıtlardaSivas vilayeti Tokat sancağına bağlı nahiye olarak yer almaktadır. 1530 tarihli Muhasebe-i Vilâyet-i Karaman ve Rum Defteri kayıtlarına göre Yıldız beldesinde tımar, zeamet ve sipahi merkezi olarak gösterilen 23 köy, 5 mezra, 3 de çiftlik bulunmaktadır. O dönemde beldemize bağlı köyler şunlardır:Alayundlu Köyü, Bağluviran Köyü, Arslandoğmuş Köyü, Beduhtun Köyü (Güneykaya), Bekir Veled-i Dosti Çiftliği, Geçtin Hacı Köyü, Geçmiş Köyü, Giren Mezrası, Geyiklik Mezrası, Hergele Köyü, Karaca Halil Mezrası, Karaca viran Mezrası, Karaltan Köyü, Karkın Köyü, Köpek Köyü, Marakom Köyü, Yakup Köyü (Yakupoğlan), Yusuf Oğlanı Köyü (Yusufoğlan), Yakup Mezrası, Zaviye Çiftliği, Saruyar Köyü, Yemliha Köyü. Bu köylerin bir bölümü günümüzde de bulunmaktadır.
Tarih kayıtları, beldemizin geçmişine ayna tutmaktadır.
Peki dil, gelenek ve görenekler bakımından beldemizin “aslını neslini” nasıl tespit edebiliriz? Otuz yıldır kültür ve dil tarihi araştırmaları ile ilgilenen bir akademisyen olarak beldemizin kültür tarihini göz önünde bulundurarak sürekli araştırmalar yaptım. Bu araştırma ve incelemelerde gördüm ki beldemizdeki gelenekler, dil ve kültür Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sitede yazdığım bir yazıda (Yıldız Beldesinin Kültürel Değerleri) belirttiğim gibi Yıldız’da kullanılan birçok sözcük Azerbaycan’da, Türkmenistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da hatta Hakasça ve Yakutçada da aynen yaşamaktadır.
Türk dünyasına yaptığım birçok araştırma ve inceleme gezisinde, beldemizde kullandığımız sözcüklerle anlaştım. Aynı dili konuşuyorduk. Ufak tefek telaffuz farklılıkları vardı. Onlar bana “bizim dilimizi nereden öğrendin?” diye sorduklarında “annemden” diye cevap verdim. Şaşırdılar. Ne yazık ki onlar da bizim gibi tarihlerini ve kültürlerini çok az biliyorlar.
Yıldız beldesinde çekimleri yapılan “Gezelim Görelim” adlı gezi programını Kazakistanlı doktora öğrencim SenbekUtebekov’le izledim. Senbek, hayretler içinde kaldı. Niçin şaşırdığını sorduğumda “Hocam, bizim avullarda (köylerde) da aynı giysiler giyiliyor. Kızlar farklı renkte giysiler giyiyor, gelinler farklı renkte. Aynı bunlar gibi” dedi. Senbek’e “Senbek, siz de Yıldızlı olmayasınız” diye şaka yaptım. Dokuz asır önce ayrıldığımız ata yurdumuzda da aynı dil konuşuluyor, hâlâ aynı renkte giysiler giyiliyor, aynı gelenekler yaşıyorsa bunu nasıl açıklayabiliriz? Aynı kültür çevresine ait olmakla tabii ki…
Yıldız beldesi, Türk dünyası dil ve kültürünün yaşayan, küçük bir laboratuvarıdır. Tabii bu hüküm, çevremizdeki birçok köy için de geçerlidir. Karkın, Sarıyar, Güneykaya, Yakupoğlan, Yusufoğlan, Kuzören, Gaziköy, Banaz, Arslandoğmuş, İslim, Yakupköy, Kurtlapa, Gümüşdere, Olukman köyleri de Oğuz-Türkmen köyleridir. Konuştuğumuz dil, yaşantılarımız, geleneklerimiz hepsi birdir. Aynı bağın gülleriyiz biz.
Şimdi anladınız mı aslımızı neslimizi?

Kaynak; http://www.yildizdagi.com/makale/prof-dr-ali-akar

YILDIZ DAĞINA SELAM

Şehriyar dilince Yıldız Dağına özlem

Yıldız Dağı1, aha geldim yanına
Türkü diyem Kerem gibi şanına2
Vefasızın ot tıkayım çanına
Kırk yıl oldu saldın beni şehire
Şehir değil boz bulanık nehire
Yıldız dağı Nuh’tan kalma adın var3
Pir Sultan’ın sazlarında yadın var4
Âşıkların yüreğinde odun var
Gün dolandı devran döndü bak yine
Gözlerimin feri söndü bak yine
Dam başında sığırcıklar öterdi
Buharılar kıvrım kıvrım tüterdi5
Esme Nenem kaz derisin üterdi
Gün kavuşur köye akşam inerdi
Her karartı cin atına binerdi
Çoban Ese Göğtepeden ağınca
Teslim_anam sarı kızın sağınca
Kovalara ak bereket yağınca
O sütlerden damağımda tad kalmış
Yıllar geçmiş saçlar süt rengin almış
Songüz ayı harmanlara kar düşer
Buğday arpa ambarlara dar düşer
Cönge’nin payına bir ah u zar düşer
Yoksulluğun hesabı yok sorulmaz
Ölüm atı yüğrüktür hiç yorulmaz
Harman sonu düğün olur toy olur
Aşurmalar ocaklara kurulur6
Pehlivanlar birbirine kuyulur
Güreşlerde ben de aldım bir mendil7
İçi dolu işlemeli karanfil
Şerif_abam ocak başın tutardı
Odunları birbirine çatardı
Kızgın taşa kül gömbeyi atardı8
Gömbe yiyen güreşlerde baş alır
Yemeyenler Kız_Ehmed’e tuş olur
Çağla erik çiçeğinden çıkınca
Çoluk çocuk bostanları yıkınca
Hacı Memmed çiftesini sıkınca
Yeleğimiz kanat gibi açardık
Bir solukta Yedi Göz’e uçardık
Akşamüstü ay gedikten doğar mı?
Güneş yine Yavşanlı’dan çağar mı?9
Akkaya’da kurt koyunu boğar mı?
Güneş bizim, koyun bizim, kurt bizim
Defterlere yazılmayan dert bizim
Saya günü baca baca gezmesi10
Dud_ablanın keş topağın ezmesi11
İpliklere pişmiş pelit dizmesi
Cemre düşer, karlar erir, yaz gelir
Güzelliğne her ne desek az gelir

 

Kaynak;http://www.aliakar.com

Hazırlayan: Mehmet BOZKURT / 2015

Cennet vatanımızın bir köşesi olan Yıldız Beldesini kısaca tanınmak istiyoruz. Beldemizi tanıtırken buradaki bilgilerin yetersiz olduğuna şahit olacaksınız.Bunun içinde sizlerden yardım bekliyoruz, hatırladığınız kültürel konuları, manileri, türküleri,resimleri,ve benzeri bilgileri bizlere iletebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yıldız Beldesi * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.